Psikoterapi

Hipnoterapi

EFT
(Duygusal özgürlük tekniği)

Aile Terapisi ve Evlilik Danışmanlığı

Çocuk ve Ergen Psikolojik Danışmanlığı

Okul Sorunları ve Sınav Başarısına Öss Yönelik Eğitim danışmanlığı


Hayata bakış açınızın pozitif yönde olması sosyal yaşantınızda yaşam kalitenizin artması artık sizin elinizde, merkezimiz de psikolojik rahatsızlıkların psikoterapi ve hipnoterapi  uygulamaları ile , sizin hayata, insanlara  ve olaylara pozitif  bir acıdan  bakmanıza yardımcı olacak, çözümsüzlüğe değil, çözüm üretmeye odaklanmış bir merkez artık size çok yakın.içinizdeki sıkıntıyı içinize hapsetmeyin sevgiyle huzura ulaşın
Psikolojik Danısmanlık
Terapi  Merkezi























































shape
Bu bir Psk. Adem OCAK - Dr. Şenol TAŞ ortak girişimidir.
DESIGNED BY GRP © 2007
SINAV STRESİ
Depresyon
Panik Atak
Sosyal Fobi
Obsesif Kompulsif
Anoreksiya-Bulimiya
Nevroza
Stres

ÖSS
Sınav Kaygısı
Okul Başarısızlığı
Motivasyon Eksikliği
Algılama ve Çalışma Güçlüğü



Kekemelik
Alt Islatma
Tırnak Yeme
Hiperaktivite
Dikkat Dağınıklığı




Mutlu bir Hamilelik
Sağlıklı Çocuk
Psikolojik Danışmanlık

PSİKO TIP

ademocak@psikotip.com

ademocak@hotmail.com
                                                                                           


Randevu için İletişim Numaralarımız

Tel: 0352  320 07 07
Gsm: 0538 244 61 34

PSİKO TIP

Hipnozun Kullanım Alanları


Kilo Verme , dengeleme ve beslenme alışkanlıklarını düzenleme.
ÖSS OKS ve benzeri sınavlarda hızlı puan artışı 

Panik atak 
Sınav kaygısı 
Motivasyon , çalışma alışkanlıklarını düzenleme 
Ergenlik sorunları 
Okul sorunları 
Stres bozuklukları 
Kanser ağrılarını azaltma ve moral gücünü yükseltme 
Tırnak yeme 
Alt ıslatma 
 

Adet ağrıları ve düzensizlikleri 
Konversiyon
Ağrısız doğuma hazırlık 

Vaginismuz ve cinsel problemler 
Uyku düzensizlikleri 
Hafıza güçlendirme 
Fobiler , Tikler , Takıntılar
Astım

Kendine güven duyma 
Kişisel özellikleri güçlendirme
Sporda performans arttırma 
Yetenek arttırma 
Geçmiş anıları düzenleme 
Travma
Yorgunluk ve diğer Psikolojik sorunlar 


   PSİKOTERAPİ & HIPNOTERAPI  & DANIŞMANLIK    MERKEZİ                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                         

         
         

Besinler ve Beynimiz

   PSİKO TIP
    PSIKOTERAPI  VE HIPNOTERAPI
MERKEZİ

  Psikolojik Sorunlar
Depresyon
Sosyal Fobi
Panik Atak
stres

Egıtım ve Ögrenmede Hıpnoz
Hafıza guclendırme
OSS de Puan artısı
Motıvasyon
Dıkkat ve Konsantrasyon
Hipnoz ve Terapi
                                                                                           


Randevu için İletişim Numaralarımız

Tel: 0352  320 07 07
Gsm: 0538 244 61 34

shape
shape
shape



KORKU VE FOBİLERDE HİPNOZ

Korku ve fobilerde hipnoz olabildiğince aktif olarak kullanılıyor.
seanslar sonunda danışanlar yaşamlarına daha olumlu ve
özgürleşmiş olarak devam etmektedirler

a- köpek korkusu
b- yükseklik korkusu
c- karanlık korkusu
d- yalnızlık korkusu
e- asansör fobisi
f- kan fobisi
g- gök gürültüsü ve fırtına korkusu
h- uçuş korkusu
i- sosyal fobi
j- belirli seslerden korkma , arılardan ve örümceklerden korkma,
farelerden korkma, hayaletlerden korkma ,
ateşten korkma ,denizden ve yüzmekten korkma…




DEPRESYON 

Depresyon tıpkı diğer hastalıklar gibi, örneğin kalp ya da mide ülseri gibi tıbbî bir durumdur. Klinik depresyon tıpkı diğer hastalıklar gibi genellikle benzer fakat kişiden kişiye de değişiklikler gösteren bir grup belirti ve bulgulardan oluşur.

Depresyonu olan herkeste bu belirtiler tümüyle ya da aynı şiddette olmayabilir. Eğer bir kişide aşağıda sıraladığımız bu belirtilerden dört ya da daha fazlası varsa, kişi kendi çabasıyla bu durumdan çıkamıyorsa ve belirtiler iki haftadan daha uzun bir süredir devam ediyorsa, bir  PSİKOLOĞA başvurması gereklidir.

Sürekli olarak üzgün ya da "boş" hissetme.

Umutsuzluk, çaresizlik, suçluluk ya da değersizlik duyguları.

Madde kötüye kullanımı.

Halsizlik ya da günlük işlere karşı ilgide, cinsel istekte azalma.

İştah ve uyku düzeninde bozulma.

Sinirlilik, kolayca ağlama, kaygı ve korkular.
Konsantrasyonda azalma, unutkanlık ve karar vermekte güçlük.

İntihar düşünceleri, intihar planı ya da girişimi.

Uzun süreli, tedaviye yanıt vermeyen bedensel şikayetler, ağrılar.

PANİK ATAK

Diğer hastalıklar gibi klinik depresyonunda da özgül bir fizyolojik mekanizması vardır. Depresyonun umut verici yanı tedavi edilebilir olmasıdır. Fakat talihsiz yönü ise, depresyonda olan kişilerin çoğunun tıbbi yardım almayı düşünememeleri ve bunun sonucunda da büyük bir acı çekmeleridir.
Kişi aniden başlayan ve çok yoğun olarak çarpıntı, titreme, nefes darlığı, baş dönmesi, ölecekmiş ya da kontrolünü kaybedecekmiş korkusu yaşıyorsa bu durum psikiyatrik bir rahatsızlık olan "panik bozukluğu"na işaret eder. Kişi kalp krizi ya da beyin kanaması geçireceği, felç olacağı, aklını kaybedeceği korkusuyla sık sık acil servislere başvurur, tetkikler yaptırır. Aynı korkuyla yalnız kalmaktan, kalabalık yerlere girmekten, araba kullanmaktan kaçınması, kişinin yaşam kalitesini ileri derecede bozabilir. Panik bozukluğunun, belli bir oranda, uzun süreli "psiko-sosyal stres" sonrasında ortaya çıktığı bilinmektedir. Panik hastalığında beyin kimyası bozulur.

Öncelikli olarak psikiyatrik bir tablo olmakla birlikte, özellikle kalple ilgili yakınmaların ön planda oluşu nedeniyle hem hastada hem de hekimde bir kalp rahatsızlığı karşısında bulunduğu izlenimi uyandıran ve halen ilk başvurunun sıklıkla kalp hastalıkları uzmanlarına yapıldığı bir hastalık... Ani olarak ortaya çıkan ve panik kavramına yakışan yoğun bir sıkıntı (anksiyete) yaşantısı... Ölüm korkusu, delirme korkusu ve kontrolünü kaybedeceği kaygısı... Acil başvurular arasında önemli bir oranı oluşturan ve toplum içinde gittikçe artan bir sıklıkta görülen bir hastalık...

Yukarda tanımlanan bu tablo, psikiyatri dilinde Panik Bozukluğu olarak adlandırılır.. Panik atağı ise bu hastalığın temel klinik görünümüdür.

Panik Bozukluğu ilaç tedavisine  iyi yanıt verir, ancak ilaçla sağlanan iyileşmenin psikoterapiyle de pekiştirilmesi gerekmektedir. Böylece panik atağı konusunda bilgilenmek, panik atağı sırasında görülen aşırı soluk alıp vermeyi kontrol edebilmek gevşeme ve üzerine gitme alıştırmaları ile rahatlamak mümkün olabilecektir.

Panik ataklarınız mı var? Hastalığınız konusunda bilgilenmek ve panik atağınızın üstesinden gelmek mi istiyorsunuz? O halde aşağıdaki  adersi arayınız

  PSİKO     TIP
                 ÖSS
     EĞİTİME TIBBI DESTEK
ÖSS SINAVLARINDA  BAŞARIYA ULAŞMANIN  KURAL VE YÖNTEMLERİ
OKUL BAŞARISINDA PSİKOLOJİK DESTEGİN BAŞARIYA ETKİSİ
GELECEĞİNİZİ ŞEKİLLENDİREN OKUL SIRALARINDA BAŞARILI OLMANIN METOTLARI


      Üniversiteye öğrenci seçme sınavı 180 sorudan oluşan 3 saatlik bir sınavdır.Üniversite sınavına giren öğrenci hem sayısı sürekli olarak artan 1-1,5-2..milyon öğrenci ile hem de 180 dakikayla yarışmak zorundadır.Ancak öğrencinin üç saat boyunca aralıksız aynı performansta soru çözmesi mümkün değildir.İnsan beyninin yapısı gereği en geç yarım saat sonra öğrencinin dikkati dağılmaya başlayacaktır.Aralıksız olarak üç saat boyunca dikkatini aynı yoğunlukta bir konuya vermeniz mümkün değildir.Bunun yanı sıra yoğun stres ve baskı fiziksel ve zihinsel enerjinizi hızla tüketmektedir.Sürekli, sonraki gelecek soruların ve bunlarla ilgili bilgilerin hatırlanması için yaşanan kaygıyı taşımak, bunu yanı sıra sizden sonuç bekleyen  aile, çevre arkadaşların beklentisini boşa çıkartmamak,kendi geleceğiniz elinde tuttuğunuzu da düşündüğünüzde oluşan ağır psikolojik baskılar  3 saatlik bir maraton sırasında tüm enerji ve dikkatinizi vakumla çekilirmişçesine kaybetmenize neden olmakta.
     
Dikkatin dağıldığını nasıl anlarsınız?
       Sınav esnasında soruları sırasıyla çözmeye başladınız, 25. soruya geldiniz, daha önce benzerlerini onlarca defa çözdüğünüz ve çok iyi bildiğiniz bir konuda sorunun cevabı ile ilgili sıkıntı yaşıyorsunuz ya da anlamakta zorlanıyorsunuz. Dönüp yeniden okuyorsunuz, sonuç yine aynı. Demek oluyor ki dikkatiniz dağılmış bu durumda cevaplar iseniz yanlış yapma olasılığınız yüksek. Sınav dışında aynı soruyu bir çırpıda cevaplayabildiğinizi rahatlıkla görebilirsiniz.
       Bu durumda soruları çözmeye çalışmanın devamında, dikkat toplanamadığı için üst üste gelen birkaç olumsuz soruda moral bozukluğu yaşanması ve panik durumunun ortaya çıkması olası hale gelir. Sınav stresi ve konsantrasyon bozukluğu birlikte sınavı bir kabusa dönüştürebilir.
Olası durum konsantrasyon bozulması ve strese bağlı olarak;
       -Bildiklerinizin tümünü unutabilir, beyniniz boşalmış gibi olabilir,
       -Tuvalete gitme ihtiyacı hissedebilirsiniz,
       -Vücutta terleme, kasılma ve bayılacakmış hissi oluşabilir,
       -Baş dönmesi, karın ağrısı, mide bulantısı gibi fiziksel durumlar oluşabilir,
       -Bedende gerginlik,
       -Hızlı nefes alıp verme,
       -Kalp çarpıntısı,
       -En ufak seslerin hareketlerin ve dış etkenlerin dikkati hemen dağıtması,
       -Telaş ve panik durumu,

        Öğrencinin verdiği tüm bu tepkilerin aslında bir anlamı vardır. Bunlar insanoğlunun evrim tarihinin köklerinden gelen çok ilkel bir tepki zincirindir. İnsanoğlunun ilkel dönemlerde kendi varlığını sürdürebilmek ve hayatta kalabilmek için geliştirdiği tehlikeler karşısında metabolizmayı hızla uyaracak, kana adrenalin pompalayarak kan basıncını arttırarak tehlike karşısında fiziksel olarak tehdit ile savaşabilecek ya da hızla kaçmasını sağlayacak enerji ve gücü vermektir. Yaşamı buna bağlıdır. Günümüzde tehdit kavramı değişmiş olmasına karsın, yaşanan sınavın yarattığı hayati önem yine aynı bu mekanizmayı harekete geçirir. Oysaki tehdit olarak algılanan durum çok büyük farklılıklar göstermiştir.
         Mevcut tehdit karşısın da ;
Öğrencinin soluk alıp verişi hızlanır, daha fazla oksijen bendene yollanması gerekir,
Beyne ve bedene giden kan basıncı artar,
Sindirim sitemi dolayısı ile yavaşlar ya da durur, bağırsak ve mesane adaleleri gevşer, dolayısı ile mide bulanması ve mide krampları hissedebilir.
Kana birlikte hızla karaciğer stoklarından alına seker hızla beyine taşınır ve beyin tarafından hızla alınan şeker ve oksijen adrenalin üretilmesi için kullanılır, hızlı nefes, kalp çarpıntısı  yüksek adrenalin seviyesi ile birlikte panik ve heyecan durumu başlamıştır.Devamında kandaki şeker seviyesi düşer , ellerde ve ayaklar da boşalma ,dikkatin dağılması , beynimizin için boşalmış hissi hızla azalan kan şeker seviyesinin göstergesidir. Ve tekrar kan şekeri yükseltilmek için hızlı nefes alınır verilir, hızla kan pompalanır ve adrenalin üretilir ve bir kısır döngüye girilmiştir.
        Stresin ve kaygının tamamen gereksiz olduğu anlaşılmamalıdır.Belli miktar ve dozda stres ve kaygı zihnin hazır bulunmasını, hatırlamanın kolaylaşmasını, öğrenmenin çabuklaşmasını ve daha yüksek enerji seviyelerinde çalışabilme gücünün oluşmasını sağlar. Doğru dozda olması gereklidir, herkes de belli dozda heyecan ve stres bulunur, yalnız bunun normal seviyeyi aşmaması ve ya kısa bir süre içerinde kendiliğinden yatışması gerekir.
       Konsantre olabilme, dikkatini ve zihnini bir noktaya odaklayabilme, sakin kalabilme, kendine güven duyarak soruları yanıtlayabilme, zamanı doğru kullanılması, hızlı ve anlaşılır şekilde okuyabilme ve yorumlayabilme o ana kadar edinilen bilgi ve becerilerin, yapılan çalışma ve emeklerin sonuca dönmesinde önemli bir hale gelmiştir sınav esnasında.
Ne yapmalıyız?
o A-Konsantrasyon geliştirme ve egzersizleri
       İlk şart konsantre olmaktır. En çok karşılaştığım sorulardan bir tanesi günde kaç saat çalışmam gereklidir? Sorusu olmaktadır. Oysaki çalışılan saatin çok olmasından çok ne kadar verimli çalışıldığı önemlidir.3 saatlik bir çalışmanın yerine tam konsantre olarak 45 dakikalık yapacağınız çalışma çok daha verimli olacaktır. Yaptığınız işe kendiniz tamamen vererek odaklandığınızda ne kadar büyük bir kapasiteyi komuta eder hale geldiğinizi tahmin bile edemezsiniz.
Zorunluluk olarak yapılan işler,
Rutin olarak yapılan işler,
Belli bir hedef ya da amaç olmaksızın yapılan işler,
Sonucunu görmeden ve gözümüzde canlandırmadan yapılan işler,
Kendimize güven duymayarak yaptığımız işler,
İnanmayarak ya da kızarak yaptığımız işler,
Kendi karar mekanizmamız dışında karara bağlanan işler,
Ne için, hangi sebeple yaptığımızı kendimize ikna etmediğimiz de,
Konsantre olma, odaklanma ve öğrenme güçlüğü yaşarız. Bu engellerin tek tek ele alınarak kişinin kendisinin bu soruları cevabını bulması bu sorunların büyük bir kısmının aşılmasını sağlayacaktır.
    Bunsan sonraki yapılacak çalışmalarda konsantrasyonun geliştirilmesinde basit birkaç öneri olarak
Siyah konsantrasyonu en çok arttıran renktir.
Lavanta kokusu dikkati en çok arttıran kokudur
Limon algılama yeteneğini arttırır,
Avakado, havuç, zencefil, kimyon 'nun hafızayı güçlendirici hatırlamayı kolaylaştırıcı etkisi vardır.
Çalıştığınız ortamın dikkat dağıtan nesne ve objelerde uzak olması,
Her gün aynı saatte , aynı yerde çalışma alışkanlığı edinmeniz,
Belli bir çalışma sistematiği, index oluşturmanız.Yani çalışmalarınızı zihninizde bir haritaya yerleştirmeniz,
Unutma konusunda tekrar edilmeyen bilginin %80 ni geçici hafızadan belli bir süre sonra silineceğini unutmamak gerekir,
Önem derecelerine göre farklı renklerde kalemler kullanmanız,
Müzik ve televizyon gibi dış uyaranlardan uzak çalışmanız(illa müzik dinlemek istiyorsanız sırf bu amaç ile hazırlanmış konsantrasyonu arttıran özel müziklerden faydalanmanız)
Yaptığınız çalışmaları, yapmak istediğiniz şeyleri, amaçlarını çerçeveleri net bir şekilde çizilmiş kesin şekliyle hayalinizde canlandırmanız.Hatta resimlerini çizerek ya da edinerek görebileceğiniz bir yere asmanız ,
Ailenizin ve çevrenizin sizin üzerinizde stres ve baskı oluşturan uygulama ve yaklaşımlarına karşı uyanık ve dikkatli olmanız,
Uygulanabilecek çok basit birkaç yöntemdir.
Bunu dışındaki yöntemler bir uzmana eşliğinde yapılacak bilinç ve bilinçaltı çalışmaları sırasında uygulanacak süpervizör tekniklerdir.

o B-Gevşemenin öğrenilmesi
Çok uzun yıllardır kullanılan pek çok gevşeme tekniği ve egzersizi bulunmaktadır. Başlangıçta bu egzersizler bilinçli zihin tarafından yönetildiği için biraz zaman alacaktır, ancak çalışmalara devam edildiğinde istenilen gevşeme düzeyine çok kısa sürelerde ulaşmak mümkün olmaktadır.
Yine bu kısımda bilinçaltına hipnoz seansları içerisinde, gevşeme egzersiz, yöntem ve komutları verilemesi bir takım gevşemeyi tetikleyici ve hızlandırıcı mekanizmaların bilinçaltına yerleştirilmesi suretiyle mükemmel sonuçlara ulaşabilmekteyiz.

o C-Stres hakkında bilgilenilmesi
       Stresin ne dereceye kadar normal olduğunun, ne şekilde olumlu ve bize hizmet eder, ne şekilde de bize zarar verebilir bir mekanizma olduğunun anlatılması, fizyolojisi, işleyişi, ne kadar süre  hangi yoğunlukta olabileceği ve ne kadar zaman içerinde hangi seviyeye gelmenin normal çizgi olacağı  gibi çeşitli bilgiler verilir. Bilinçaltı ve bilincin birlikte çalışması için her iki kısmın da konuya hakim ve ne yapacağını biliyor olması önemlidir.İnsan zihni belirsizliği sevmez.
o D-Psikolojik olarak hazırlık sürecinin tamamlanması
Psikolojik olarak hazırlama sürecini burada tekrar anlatmayacağım, bu konuya daha ayrıntılı bir şekilde "öğrenmede psikolojik destek" başlıklı yazımda ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır.

o E-Sınav hakkında bilgi verilemesi ve planlamanın oluşturulmasının sağlanması
       Sınav ile ilgili teknik bilginin verilmesi, mantık, zeka, bilgi, dikkat sorularının ağırlıkları, soruların ne şekillerde öğrencinin karşısına çıkabileceğini, nerelerde yanılabileceğini, nelere dikkat etmesi gerektiği, süresini nasıl değerlendirmesin uygun olacağı, mesleki rehberlik, yanlış kanı ve korkuların giderilmesi, hayati öneme sahip yerlerde nasıl dikkatini toplayacağı ve yapılabilecek hataları en aza nasıl indirgeye bileceğini.Yani tamamen rehber danışmanlık hizmeti verilmesi yerinde olacaktır.
o F-Hipnoz , hipnoterapi ve diğer bilinçaltı yöntemleri ve imgeleme teknikleri ile sınava hazır hale getirilmesi

Hafızanın güçlendirilmesi,
Öğrenmenin çabuklaşması,
Algı filtrelerinin genişletilmesi,
Öğrenmede engel teşkil eden ön yargıların kaldırılması,
Özgüvenin geliştirilmesi,
Odaklanmanın sağlanması,
Zihinde hatırlatıcı bağlantıları oluşturulması,
Geçmişte öğrenilen ve yeni öğrenilen bilgilerin kullanılabilir hafızaya çağrılması hızlı ve doğru şekilde kullanımın gerçekleşmesi,
Panik ve heyecanın ortadan kalkmasını sağlayacak tetikleyici sistemlerin yerleştirilmesi,
Gevşemeyi çabuklaştıracak telkinlerin verilmesi,
Sınav süresince zihnin ve bedenin bu tempoyu gerçekleyecek enerji düzeyine getirilmesi ve bu süre zarfında en üst kapasitede tutulmasının sağlanması,
Kişinin gerçek potansiyelinin farkına varmasının sağlanması,
İnancın güçlendirilmesi ,motivasyonun en üst seviyeye çokarılması,

Ve daha kişinin ihtiyaç duyacağı konu ve konulara ilişkin sayılamayacak kadar çok uygulama hipnoz ve hipnoterapi seansları içerinde kişinin ihtiyacına göre uygulanır pekiştirilir ve kullanılabilir bir hale getirilir.